Suriye, İsrail insansız hava aracını düşürdü

Suriye, İsrail uçağını düşürdü!

 

Suriye resmi televizyonunda yer alan haberde, görgü tanıklarının, ”Suriye ordu birliklerinin uçaksavar atışıyla İsrail ’e ait insansız hava aracını düşürdüğünü” aktardığı belirtildi.
Lübnan medyasında, Deyr el-Aşair bölgesinin karşısında yer alan Yanta kasabasının yakınına,SAM tipi bir füzenin bazı parçalarının düştüğü haberleri yer aldı.
Öte yandan Lübnan resmi haber ajansı (NNA),İsrail’e ait bir keşif uçağı ve 4 savaş uçağının günün farklı saatlerinde Lübnan hava sahasını ihlal ettiğini duyurdu.

İstanbul’un göbeğinde çatışma

İstanbul'un göbeğinde çatışma
Beyoğlu’nda hırsızlık şüphelilerinin içinde bulunduğu otomobili durdurmak isteyen polise ateş açılması sonucu çıkan çatışmada, 1′i polis memuru 2 kişi yaralandı.
Asayiş Şube Müdürlüğü Hırsızlık Büro Amirliği ekipleri, bir süredir takip ettikleri otomobildeki şüphelilere Sütlüce’deki Karaağaç Caddesi üzerinde ”dur” ihtarında bulundu.
Otomobildeki hırsızlık şüphelileri, polis aracının önlerine geçmesi üzerine polise silahla ateş etti.Polis in karşılık vermesi üzerine çıkan çatışmada, 1 polis memuru ile 1 hırsızlık şüphelisi yaralandı.
Çatışmanın sona ermesinin ardından, olay yerine gelen sağlık ekipleri, yaralı polis memuru ve şüpheliyi hastaneye kaldırdı.
Olaya ilişkin, yaralanan şüpheliyle birlikte 3 kişi gözaltına alındı.
Elinden yaralandığı belirtilen polis memuru ile yaralı şüphelinin sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi.

Namaz kılan kadına yaptıklarına bakın

Namaz kılan kadına yaptıklarına bakın!
Kırıkkale ’de, Kaletepe Mahallesi 1021 Sokak’taki tek katlı bir evde yaşayan Şeker Durmaz , eşi Haşim Durmaz’ın namaz kılmak için camiye gittiği sırada evine giren ve kimliği henüz belirlenemeyen kişiler tarafından bayıltıldığını, evde bulunan 3 altın bilezik ile yıllarca yapmak için uğraştığı el sanatı işlerinin çalındığını iddia etti.
Kanser hastası olduğu için çok fazla evinin dışına çıkmadığını anlatan Durmaz, şöyle konuştu:
”Eşim namaz kılmak için camiye gitti. Umreye gitmek için hazırlık yapıyordum. Odada namaz kıldığım sırada anlamadığım bir şekilde bayıldım. Eve girenler çekmecede bulunan 3 altın bileziğim ile yıllarca göz nuru döktüğüm el işlerimin bulunduğu bohçayı çalmışlar. Hırsızların bulunmasını istiyorum. Zaten kanser hastasıyım, eşim ise işçi emeklisi. Kendi yağımızla kavrulup giderken böyle bir olay başımıza geldi. Üzüntülüyüm.”
İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi ekipleri, olayla ilgili soruşturmayı sürdürüyor…

Sultan Vahdettin’den harçlık alan Naime Anne’nin hikayesi

Sultan Vahdettin'den harçlık alan Naime Anne'nin hikayesi
Naime Bayraktar 105 yaşında. Çevresindekilerin “Naima Anne” dediği Bayraktar yaşayan bir çınar. Yıllarca eşiyle birlikte İskender Paşa Cami’nde Mehmet Zahid Kotku Hocaefendi’nin hizmetinde bulunmuş.
Naime Bayraktar: “İSKENDER PAŞA’DA MEHMET ZAHİD KOTKU’YA HİZMETİM DOLAYISILA HERKES BENİ SEVİYOR. KOCAM ERKEKLERE HİZMET EDİYOR CAMİDE. BENDE HANIMLARA HİZMET EDİYORUM İSKENDER PAŞA CAMİSİ’NDE.”
Naime Anne, Sultan Vahdettin ’den harçlık almış. Osmanlı Padişahı’yla karşılaştığı o günü anlatırken hala heyecanlanıyor:
“O ZAMAN HAVUZ VARDI BEYAZIT’TA. O ZAMAN ÜNİVERSİTE SARAYDI ORASI SARAY. PADİŞAH ÇIKTI KUP ARABASINDAN. HOCA HANIM’DA SIRALADI BİZİ KIRMIZI ÖNLÜKLERLE SIRALADI BİZİ. PADİŞAH ÇIKTI. ELİNDE BÖYLE PARALARI ÖNÜMÜZE ÇOCUĞUZ YA SIRA SIRA ATTI. PARA GELDİ ÖNÜME DÜŞTÜ. AMA YÜZÜNÜ DEĞİL. ELİNİ GÖRDÜM. ARABAYLA BÖYLE GELDİ GEÇTİ.”
Bayraktar, İstanbul’un o eski güzel günlerinin canlı şahidi:
“BİZ UNKAPANI’NDAN SANDALA BİNİP KARAKÖY’E GEÇERDİK. VESAYİT YOKTU. EYY, ESKİ TARİH GEÇTİ. O KADAR HOŞTU Kİ. ÇOK GÜZELDİ.”
Hiç çocuğu olmamış. Ama o buna üzülmüyor. Hizmet etmeye vakit kaldığını söylüyor. İlerlemiş yaşına rağmen gündemi de yakından takip ediyor.
“TELEVİZYONU AJANSI HİÇBİR ZAMAN KAÇIRMAM. DERSLERİMİ DE KAÇIRMAM. HAFIZAMA İŞLERİM BÖYLE.”
Naime Anne gecelerini gündüze çevirmiş.
“BENİM DUAM VAR BAŞKA BİRŞEYİM YOK KIZIM. 19.20 BEN GECE KALKARIM 1 BUÇUKTA. 2′DE SECCADE DE. 7 BUÇUĞA KADAR OTURURUM. AĞLARIM. YALVARIRIM. 20.00 AAAHH İLLA TEHECCÜD, BEN TEHECCÜDLE KAZANDIM EVLADIM. HİZMETLE 1. TEHECCÜD 2.”
105 yaşındaki Bayraktar’ın gençlere bir de altın öğüdü var.
“GENÇLERE, ANNEYE HÜRMET SAYGI. YALNIZ EVLADIM BENLİK YAPMASINLAR. EN BÜYÜK HATA BENLİK. SEN KENDİNİ KÜÇÜK BİL. KARŞINDAKİNİ YÜKSEK GÖR Kİ ALLAH SENİ YÜKSELTSİN EVLADIM… “

Uçağın kapısı havada açıldı

Uçağın kapısı havada açıldı!
Birleşik Arap Emirlikleri merkezli Emirates Havayolları’na ait Airbus A380 uçağının kapısı yolculuk sırasında açıldı. Uçakta bulunan bir turistin iddiasına göre, geçen pazartesi günü Tayland’ın başkenti Bangkok’tan Hong Kong’a giden uçağın acil çıkış kapısı 8 bin 230 metre yükseklikte büyük bir gürültüyle açıldı. Çektiği görüntüyü basınla paylaşan İngiliz David Reid, önce patlamayı andıran bir sesduyduğunu ardındansa uçağa buz gibi soğuk hava girdiğini söyledi. Reid kalkıştan 2 saat sonra yaşananları şöyle anlattı: “Hostes ‘Kapı açılıyor’ diye bağırdı ve koltuğun altına saklandı. Yolcular da büyük bir panikle ‘düşüyoruz’ diye bağırmaya başladı.”
Buna rağmen uçak acil iniş yapmadı. Bunun yerine kabin görevlileri uçağın 4 santimetreye yakın açılan kapısını bantlarla kapatmaya çalıştı ve önüne yastık-battaniye yığdı. Görevliler ayrıca ekonomi sınıfında seyahat eden yolcuların durumu anlamaması için aradaki perdeyi kapattı. Emirates Havayolları’ndan bir görevli ise iddiayı “Airbus A380 gibi pahalı uçakların kapılarının açılması imkansızdır, böyle bir durum olsa bile kapılar otomatik olarak kendini kilitler. Yolcuları riske atacak hiçbir şey yaşanmamıştır” diyerek reddetti. Ancak uçağın içinden çekilen fotoğrafta kapının önündeki battaniyeler dikkat çekti.

Çevik Bir’in talimatı koğuşu karıştırdı

Çevik Bir'in talimatı koğuşu karıştırdı!
Emekli Orgeneral Çevik Bir ’in cezaevinde aynı odayı paylaştığı emekli Tümgeneral Ünal Akbulut’u koğuş çaycısı yaptığı ortaya çıktı. Bazı komutanlar ise ‘senin yüzünden buradayız’ diyerek Bir’le tartıştı.
28 Şubat soruşturması kapsamında tutuklanan dönemin Genelkurmay 2. Başkanı emekli Orgeneral Çevik Bir’in cezaevindeki uygulamaları koğuş arkadaşını isyan ettirdi. Bir’in Sincan F Tipi Cezaevi’nde aynı odayı paylaştığı emekli Tuğgeneral Ünal Akbulut’u koğuş çaycısı yaptığı ortaya çıktı. Bir’in Akbulut’a sık sık“Ünal çay demle içelim, çay doldur” talimatı verdiği belirtildi. Çay demlemekten bıkan emekli general, cezaevi yönetimine altı kez dilekçe verip ’şahsi nedenlerden ötürü’odasının değiştirilmesini istedi. Talebi değerlendiren Sincan Cezaevi Müdürlüğü, Akbulut’un isteğini yerine getirdi. Akbulut’u Bir’in kaldığı A bloktaki odadan alan cezaevi yönetimi, C bloktaki başka bir odaya yerleştirdi. Akbulut’un odadan ayrılmasının ardından Çevik Bir’in şimdi emekli Tuğgeneral İdris Koralp ve bir emekli albayla aynı odayı paylaştığı öğrenildi.
Bunun yanı sıra Sincan’da 28 Şubat tutukluları arasında gruplaşmanın yaşandığı belirtildi. Duruşma günü yaklaştıkça komutanlar arasında zaman zaman arbede yaşandığı ifade edilirken, bazı komutanların Çevik Bir’le, “Senin yüzünden buradayız, senin yüzünden soruşturmaya dahil edildik” diyerek tartıştığı ortaya çıktı. Cezaevi yönetiminin de arbede yaşanmaması için Bir’e muhalif komutanların kaldığı bloğu değiştirdiği, ortak alanlarda da bir araya gelmemelerine dikkat edildiği öğrenildi.
‘BİR EMRETTİ, BRİFİNG VERDİM’
Öte yandan BÇG’nin kurulduğu toplantıyla ilgili 7 emekli paşa önceki gün ifadeye çağrılmıştı. Mahkemeye sevk edilen 6 komutandan 3′ü tutuklandı, 3′ü adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı. Tutuklanan komutanlardan dönemin Genelkurmay İstihbarat Daire Başkanı emekli Tuğamiral Ruhsar Sümer, savcılıktaBÇG brifinglerini verdiğini kabul etti. Sümer BÇG belgelerine ilişkin de “Belgeler doğru. Belgelerde vermem gereken brifingler belirtilmiştir. Fakat bu brifinglerin içeriğini ben hazırlamadım. Bana kitapçık halinde Çevik Bir paşanın emri ile İstihbarat Başkanı tarafından verildi. Sunumların Çevik Bir emri ile başka daireler tarafından hazırlandığı kanaatini taşıyorum” dedi.

Öyle bir şey yaptı ki.

Öyle bir şey yaptı ki...

 

KONYA’da 28 yaşındaki Mehmet Erbay, yemek yedikten sonra hıçkırınca, kürdan yerine kullandığı yaklaşık 3.5 santimetre uzunluğundaki iğneyi yuttu. Erbay’ın, onikiparmak bağırsağına saplanan iğne hastane operasyonla çıkartıldı.
 Ereğli’de oturan ve bir markette çalışan Mehmet Erbay, geçen pazartesi günü yemek yedikten sonra dişini temizlemek için kürdan aradı. Erbay, kürdan bulamayınca da o sırada gözüne çarpan yaklaşık 3.5 santimetre uzunluğundaki iğneyi kullandı. Bu sırada hıçkırınca, kürdan yerine kullandığı iğneyi yuttu.
Ereğli Devlet Hastanesi’ne giden Erbay’ın yapılan tetkiklerinde iğnenin onikiparmak bağırsağına saplandığı tespit edildi. Burada yapılan ilk müdahalenin ardından Konya ’ya özel bir hastaneye sevk edilen Erbay’a, doktorlar, iğnenin ameliyatla çıkabileceğini belirtti. Ameliyat olmayı kabul etmeyen Erbay, evine döndü. Geçen cuma günü ağrıları artan Erbay, Özel Farabi Hastanesi’ne müracaat etti.
Erbay’ın onikiparmak bağırsağına saplanan iğne Genel Cerrahi uzmanı Opr. Dr. Bülent Erenoğlu, tarafından endoskopi yöntemiyle çıkartıldı.
İğnenin çıkartılamayacağı düşüncesiyle korktuğunu belirten Erbay, eski sağlığına kavuştu için mutlu olduğunu ve bir daha kürdan yerine başka bir cisim kullanmayacağını söyledi.
Opr. Dr. Bülent Erenoğlu da yapılan tetkiklerde iğnenin onikiparmak bağırsağında enlemesine uzandığını ve her iki ucunun da bağırsağın duvarına saplandığını tespit ettiklerini kaydetti. Müdahale edilmeseydi iğnenin sağa ya da sola kayarak hayati damarlara ve safra yolunda yaralanmaya neden olabileceğine dikkat çeken Opr. Dr. Erenoğlu, “Bu nedenle iğnenin ameliyatsız alınması hasta için büyük konfor oldu. Hasta hayati tehlikesini atlatmış oldu. İğne kanın içinde gezdiği zaman öksürmekle, ıkınmakla kanın içindeki ana damarları yaralayabilir ve ne zaman ne yapacağı belli olmayacak bir pozisyona getirebilirdi. İğneyi ameliyatsız bir şekilde endoskopi yöntemiyle çıkardık” dedi.